Sağlık Önce Gelir

Sınav stresinden dişleriniz de etkileniyor

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Herkes sınav stresiyle her hangi bir yaşta karşılaşabilir. Ama hiç şüphe yok ki içlerinde en büyük kaygı yaşatan ÖSS’dir. Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Zahid Kazandı öğrencilerin geleceklerini, kariyerlerini belirleme de büyük payı olan ÖSS’nin yarattığı stresin öğrencilerin dişlerinde de olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor ve bu etkileri en aza indirmenin yollarını sıralıyor;

İşte sınav stresiyle öğrencilerin dişlerine verdikleri zararlar;
•Diş gıcırdatma; Diş gıcırdatma ve sıkmanın en önemli sebeplerinden birisinin stres olduğunun altını çizen Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı öğrencilerin ÖSS stresiyle beraber bu alışkanlığı kazanabildiği belirtiyor. Genellikle geceleri uyurken dişlerini sıktıklarını ve aileleri tarafından fark edilen bu alışkanlığın dişlerine büyük zarar verdiğini belirten Diş Hekimi Mehmet Kazandı bu şekilde şikayeti olanlara yatarken kullanmaları için gece plağı (splint) öneriyor. Bu plak sayesinde diş gıcırdatma ve sıkmanın neden olduğu ağrılarında ortadan kalkacağını söylüyor.

•Kahve ve çay tüketimi; Özellikle gece çalışma alışkanlığı olan öğrencilerin uykularını açmak ve daha fazla çalışmak için kahve ve çay tüketimini arttırdıklarını ve bununda diş renginde sararmalara neden olduğunu belirtti. Bu sararmalardan kurtulmak için öğrencilerin dişlerini daha sert fırçaladıklarını ve sonucunda dişlerde aşınmaya neden olduğunu vurguladı. Mümkünse çay ve kahve tüketimi sonrası en azından ağzın su ile çalkalanması gerektiğini belirtiyor.

•Düzensiz beslenme; Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı öğrencilerin okul, dershane ve özel ders arasında gidip gelirken yemek alışkanlıklarının da bozulduğunu ve bununda öğrencilerin diş fırçalama alışkanlıklarını azalttığını ve dişlerde çürüklerin meydana geldiğini belirtiyor. Ayrıca sakız, yapışkanlı tatlılar ve çiğnenemeyen şekerler de öğrencilerin dişlerinde çürüklere neden olabilir. Ek olarak öğrencilerin stresle beraber düzensiz yeme alışkanlıklarının sonucu olan hazım problemi yüzünden asitli içeceklere yönelirler bu durum öğrencilerin dişlerinde erozyona sebep olur.

•Uyku düzensizliği; Uykudaki düzensizlik nedeniyle tükürük akışında düzenlikler meydana gelir. Bu da diş yüzeylerinin yeterince temizlenmesini engeller ve çürük oluşumuna zemin hazırlar.

•Stresten kalem ısırma ve tırnak yeme: Strese bağlı olarak öğrencilerde görülen ve zamanla alışkanlık haline gelen kalem ısırma ve tırnak yeme alışkanlığının da ağız ve diş sağlığını da olumsuz yönde etkilediğini, dişlerde kırılma ve aşınmalara sebep olabileceğini Diş Hekimi Mehmet Kazandı belirtiyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Hastalıklar ilk işaretlerini ağızda mı veriyorlar ?

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Ağız sağlığı ve vücudumuz arasında tahmin edilenden çok daha fazla bir bağ vardır. Ağız sağlığımız bütün vücudumuzun sağlığı hakkında ipuçları taşır. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk bazı hastalıkların ilk işaretlerinin çoğu zaman ilk olarak ağzınızda görüldüğünü belirtti. Diğer bir taraftan ise diş eti hastalıkları gibi ağızdaki bazı enfeksiyonların vücudun diğer bölümlerinde problemlere neden olabileceğini de ekledi.

Diş Hekimi Onur Öztürk ağızdaki bakterilerin ve iltihapların vücudun geri kalanındaki sağlık problemleriyle ilişkili olduğuna inandığını belirtiyor ve ağız sağlığıyla ilişkilendirilen bazı hastalıkları sıralıyor;

* Kalp ve damar hastalıkları; Diş Hekimi Onur Öztürk yapılan son araştırmalara göre bazı kalp ve damar hastalıklarının ağız sağlıyla ilişkilendirilebildiğini belirtiyor. Bazı araştırmacıların ise dişeti hastalığından kaynaklanan bakterilerin kalp ve damar sistemini etkileyebileceğine inandıklarını da ekliyor.

* Hamilelik ve doğum; Diş Hekimi Onur Öztürk dişeti hastalığının erken doğumlarla ilişkilendirildiğini ve maalesef hamilelik sırasında yapılan diş eti tedavisinin bazen geç olabileceğini söylüyor. İşte bu yüzden hamilelik öncesinde mükemmel bir ağız sağlığına sahip olunması gerektiğinin de ısrarla üzerinde duruyor.

* Diyabet; Diyabet diş eti hastalığı, çürük, diş kaybı, ağız kuruluğu ve çeşitli ağız enfeksiyonları riskini arttırır. Bunun tersine kötü ağız sağlığı diyabetinizin kontrolünü zorlaştırır. Enfeksiyonlar kan şekerinizi yükseltebilirler. Bu durumu kontrol altına almak için ise daha fazla insülin kullanmak gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı diyabetli kişilerin ağız sağlıklarıyla normal bireylere göre daha fazla ilgilenmeleri gerekmektedir.

* HIV/Aids; Bazı durumlarda AIDS’ in ilk işareti ağır diş eti iltihabı ve ağızda yaralar ile belirebilir. Bu durumda dilinizin üstünde ya da ağzınızın içinde ısrar eden beyaz noktalar ya da alışılmamış yaralar olabilir. Bunları en kısa zamanda diş hekiminize göstererek muayene olmanız gerekmektedir.

Eğer şimdiye kadar ağzınıza, dişlerinize, diş etlerinize iyi bakmak için yeterli nedeniniz olmadıysa bile şimdi ağız sağlığı ve genel sağlığımız arasındaki ilişkiyi öğrendikten sonra aslında ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk dişlerimize iyi bakarak sadece şu an için değil gelecek içinde yatırım yapmış olacağımızı ifade ediyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dişleri yok eden 9 hata

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

İşte dişlerin çürümesine neden olan etkenler…

Diş Hekimi Mehmet Kazandı, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söyledi.

1- Sürekli kahve molası gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli.

2- Sigara kullanımı Sigara içmek ağız kuruluğundan ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.

3- Diş ipinin önemi Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.

4- Diş fırçalama Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli, dişler fırçalanırken fırça kuru olmalıdır.

5- Yemek dışında tüketilen tatlı tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.

6- Su ihtiyacı Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemek sonrası içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumunu artırır.

7- Çiğnenemeyen tatlılar: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemişten mümkün olduğunca uzak durulmalı. Yenildiği takdirde ise dişlerden arınıdırma işlemi titizlikle yapılmalıdır.

8- Meyve ve sebzeden kaçmayın Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlar.

9- Şekersiz sakızı tercih edin Sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih edin. Çünkü tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine yardımcı olur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Diş Beyazlatma Sağlıksız Olabilir Mi?

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

İnci gibi dişlere sahip olmak günümüzde hiç de zor değildir. Gelişen diş teknolojisi hem koruyucu önlemler hem de tedavide çığır açmış durumda.

Son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşan dişlerin beyazlatılması işlemi, estetik kaygılarla dişhekimine müracaatların neredeyse önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Ancak her işlemde olduğu gibi son derece masum gibi görülen beyazlatma işleminde de dikkatli olunması çağrısında bulunan İstanbul Dişhekimleri Odası Bilim Kurulu, “Diş beyazlatma yönteminin sakıncalı olduğu kişiler kesinlikle böylesi bir işleme heveslenmesinler” uyarısı yapıyorlar.

Kimler İçin Sakıncalı
Dış kaynaklı ve iç kaynaklı nedenlerle normalde beyaz olan rengi sarıdan kahverengi hatta griye kadar değişebilen dişlerin beyazlatılmasında değişik yöntemler uygulanıyor. Prof. Dr. Andrej Kielbassa, yaptığı açıklamada beyazlatmanın sakıncalı olduğu durumlar şöyle sıralanıyor:

· Geniş pulpalı dişler
· Dişeti çekilmeleri
· Ortodontik hareket sonucu aşırı hassasiyet gösteren dişler
· Ağır mine kaybı olan dişler
· Ağızda porselen, kuron gibi pahalı restorasyonların olması
· Hamilelik ve emzirme döneminde bulunmak
· Hidrojen peroksit alerjisi olan kişiler

Beyazlatma yöntemleri canlı ve cansız dişlerde yapılabiliyor. Bunun yanısıra hidrojen peroksit kullanılarak ya da aşındırırlarak yapılan beyazlatma türleri bulunuyor.

Günümüzde hidrojen peroksit kullanılarak yapılan iki beyazlatma yöntemi bulunuyor.

Birincisi “In Office bleaching” diğeri ise “Night Guard Vital Bleaching”. Son yıllarda “Night Guard Vital Bleaching” yöntemi, uygulama kolaylığı ve olası yan etkisinin azlığı nedeniyle en sık başvurulan beyazlatma yöntemi.

Bu yöntem ev beyazlatması, matris beyazlatması ya da evde beyazlatma isimleri ile de anılıyor. Yöntem vakumla şekillendirilmiş ağız içi aygıta yerleştirilen beyazlatma maddesinin gün boyunca uygulanması esasına dayanıyor.

Mekanik aşındırmayla beyazlatma yöntemini önermeyen uzmanlar, minenin kimyasal olarak aşındırılması yönteminin ise bazı tür renklenmelerde etkili olduğunu vurguluyorlar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocukların Dişleri Neden Çürür ?

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerdikleri için daha kolay ve hızlı çürüyor. Bu nedenle ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat etmeyen çocukların süt dişleri çok çabuk çürümeye yüz tutuyor.

Türk Dişhekimleri Birliği’nden (TDB) alınan bilgiye göre, çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir. Çocukların ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemediğini belirten uzmanlar, çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumunun diş fırçalama alışkanlığını belirlediğini söyledi. Özellikle annelerin emzik ya da biberonu şeker, reçel gibi gıdalara batırarak çocuklara vermelerinin çocuklardaki diş çürüklerinin nedenleri arasında yer aldığını belirten uzmanlar, bununla birlikte uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdaların içirilmesinin de çürüğü tetiklediğinin altını çizdiler. Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemediğini vurgulayan uzmanlar, “Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır. Bunlardan birisi; ‘fissür örtücü’ dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan ‘fissür’ adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığının sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir” diye konuştular.

Çürüğü engellemenin başka bir yolunun da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmak olduğunu anlatan uzmanlar, şu bilgileri verdi:
“Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır. Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur. Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5-3 yaşında ) başlanması uygundur. Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra anne-babanın kontrolü iyi olur.”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Diş beyazlatma sigara bırakmaya yardımcı mı ?

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Plusdent Diş Kliniği’nde Diş Hekimi Onur Öztürk sigarayı bırakmanın tabi ki en önemli nedeninin diş beyazlatma olmadığını ancak diş beyazlatma tedavisi gören hastalarının olumlu sonuçları yaşadıktan sonra bu alışkanlılarına devam ederken iki kere düşündüklerini ve bir kısmının bu tedaviden sonra sigarayı bıraktıklarını belirtti.

Plusdent Diş Kliniği’nden Onur Öztürk diş beyazlatmanın diş kliniklerinde yaklaşık olarak bir saat içerisinde yapıldığını hatta hastalarının öğle arasında gelip işlerine bembeyaz dişlerle döndüklerini belirtiyor. Genelde dişlerde memnun edici beyazlatma meydana geldiğini ve bu beyazlığın yaklaşık olarak 18-24 ay kadar devam ettiğini ancak kalıcılığın daha çok hastanın beslenme alışkanlığı ve nikotin kullanımına bağlı olduğunu da ifadelerine ekliyor.

Nikotin dişlerde lekelere sebep olan tek kötü alışkanlık değildir bunun yanında kafein, kırmızı şarap, soslar, genetik özellikler ve birçok boyar madde dişlerde renkleşmelere neden olurlar. Fakat renkleşmenin çokluğu ve dişlerdeki sararma bu tarz maddelerin ne kadar sık tüketildiğiyle ve alakalıdır. Bu nedenle sigara tiryakiliği olan ve bunun yanında da kafeinli içecek tüketen kişilerin dişlerinde normalden daha fazla sararma ve leke bulunduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk böyle kişilerin dişlerini beyazlatmanın bir seanstan daha uzun sürebildğini ancak bu kişilerin elde edilen sonuçla beraber sigarayı bıraktıklarını ya da azatlıklarını belirtti. Zaten sigarayı bırakmayı hedefleyen ancak bir türlü buna cesaret edemeyen bazı hastalarında diş hekimlerini ziyaret edip dişlerini beyazlattıktan sonra bu alışkanlıktan vazgeçtiklerini diş beyazlatmanın onların bu alışkanlığı bırakmada cesaret verdiğini söylüyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bu yaz yep yeni bir imajınız olsun, bembeyaz dişler

15/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Hiç şüphe yok ki yazın yanık tenimize en çok yakışacak şey bembeyaz dişlerdir. Sahilde yürürken eski bir arkadaşımızla karşılaşabiliriz ya da hoşlandığımız biriyle göz göze gelebiliriz. O anda yapılacak şey içten bir gülümsemeyle karşılık vermektir. Tabi dişlerinizden çekinmiyorsanız… Bizler çoğu zaman gülmekten kaçınırız ama bunun sebebi mutsuzluğumuz değil dişlerimizdir. Dişlerimiz sadece ağız sağlığımız için değil aynı zamanda fiziksel görüntümüz için de son derece önemlidir. Bembeyaz etkileyici dişlere sahip olmak herkesin hayalidir ancak dişlerdeki lekeler ve sarımsı renk özgürce gülmemizi engelleyerek öz güvenimizi kaybetmemize neden olur. Oysa artık bu durumdan kurtulmak ve özgürce gülümseyip sohbet etmek hiç de zor değil. Yepyeni bir imaja sahip olmak için kullanılan yöntemleri Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı’ dan öğrendik.

Diş Hekimi Mehmet Kazandı dişlerdeki renkleşmelerin birden çok sebebi olduğunu belirtti. Bunlar; yaşlılık, dişleri boyayan kahve, çay, kola, sigara, pipo vb. maddelerin sık tüketimi, travmalar, renkleşmiş eski dolgulardır. Yiyecek ve içeceklerdeki boyar maddeleri direk olarak diş yüzeyine tutunabilir. Hamilelik, ortodonti, diş eti çekilmesi gibi nedenlerle oluşan diş renkleşmeleri diş beyazlatma işlemi ile giderilebilir. Ayrıca çocukluk ya da hamilelikte annenin kullandığı antibiyotik (tetrasiklin) veya aşırı florid tüketimi de dişlerde renkleşmelere yol açabilir. Dişlerimizin renk değiştirmesini engellemek için tükettiğimiz maddelere dikkat etmeliyiz. Ayrıca hem ağız sağlığımız hem de dişlerimizin sağlığı ve renk değiştirmemeleri için sigaradan ve kafein içeren içeceklerden olabildiğince uzak durmamız gerektiğinin üzerinde duran Diş Hekimi Mehmet Kazandı bize çeşitli beyazlatma tekniklerinden bahsetti; Evde Diş Beyazlatma (Home Bleaching) ve Klinikte Diş Beyazlatma (Office Bleaching).

Evde Diş Beyazlatma: Genelde ofis tipi diş beyazlatma işleminde kullanılan solüsyonların daha düşük derişimli olanlarının evde kullanılması ile yapılan beyazlatma işlemidir. Hastanın ağzından alınan kayıtlara göre özel olarak hazırlanmış diş kılıflarının içine bu jellerin konularak dişler üzerine uygulanması ve ağız ortamında jelin konsantrasyonuna göre 2 - 3 saat kadar tutularak uygulanır. Bu işlemle elde edilen beyazlık ofis tipine nazaran daha uzun sürede elde edilir. Tercih olarak uygulama zamanı, kılıflarla konuşma güçleştiği ve yemek yerken problem yaşanacağı için akşam saatleridir. Ev tipi beyazlatma işlemi diş rengi çok koyu olan ya da dirençli vakalarda ofis beyazlatma işlemi ile beraber kombine uygulanabilir. Bu işlemi uygulamadan önce beyazlatma sonuçlarını etkileyecek çürük veya diğer diş dişeti problemleri için beyazlatma işlemi öncesi diş doktorunuzu ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

Klinikte Diş Beyazlatma: Mutlaka diş hekimi kontrolü altında klinik koşullarında yapılması gereken bir işlemdir. İlk önce diş hekiminin gerekliyse dişleri plaktan arındırmak için yapacağı diş taşı temizliği ve parlatma ile dişler hazır hale getirilir. Beyazlatma jelinin dişe uygulandıktan sonra bu jelin halojen/led ışık kaynakları ya da lazerle aktive edilmesi sonucu dişin içindeki renkli sıvının dişten uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Lazer veya diğer ışık kaynakları dişi beyazlatmaz, sadece beyazlatma jelinin aktive olmasını sağlayarak gerekli kimyasal reaksiyonu başlatır (lazer dişin içine işlemez.).Bu işlemde kullanılan etkin madde hidrojen peroksit ya da türevi olan karbamit peroksittir. Ofis tipi diş beyazlatma işleminde 1 seans ya da 2 seansta istenilen beyazlık genelde sağlanır.

Elde edilen beyazlığın 1 senelik periyotlarla kontrolü yapıldığı takdirde 1,5-2 sene kadar korunabileceğini belirten Diş Hekimi Mehmet Kazandı bu sürecin sigara, kahve ve renklendirici gıdaları çok kullananlarda kısalabileceğini ancak 6 ayda bir yapılacak kontrollerle ve beyazlatma işleminin bir seans tekrarlanmasıyla beyazlığın daha uzun korunması sağlanabileceğini de ekliyor. Ancak bazı durumlarda tedavi daha uzun süreli yapılmalı ya da ev tipi beyazlatmayla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Plusdent’ ten Diş Hekimi Mehmet Kazandı kalıcı ve geri dönmeyen bir beyazlatma istenmesi durumunda ise ‘lamina’ adı verilen, ince bir porselen uygulanabileceğini belirtiyor. Bu tip bir tedavide dişin sadece ön yüzeyinin aşındırıldığını ve ölçü alınarak hastaya uygun diş rengi, şekli ve formuna göre istenilen renkte laminalar hazırlanıp yapıştırıldığını açıklıyor.

Kısacası her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renkleşmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır. Dişlerin beyazlaşmaları öncelikle başlangıç renkleri ile de ilgilidir. Sarı tonu dişler kolaylıkla 3-4 ton beyazlayabilirken, yeşil-gri tonundaki dişlerin beyazlaması daha zor olmaktadır. Kısacası beyazlama miktarı kişiden kişiye değişmekle birlikte hekiminiz ilk seansta dişlerinizin ne kadar beyazlayabileceği hakkında yaklaşık bir bilgi verebilecektir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sağlıklı dişler için D vitamini

14/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Eğer dişlerinizin daha sağlıklı olmasını ve daha güzel görünmelerini istiyorsanız yaz henüz bitmeden güneşin tadını çıkartın. D Vitamininin sağlıklı dişler ve kemikler için kalsiyum kadar gerekli olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı D Vitaminin en önemli kaynağının ise güneş olduğunu söylüyor.

D vitamini kemik ve dişlerin oluşup şekillenmesinde vazgeçilmez bir vitamindir. Vücudun D vitamini gereksiniminin ise büyük ölçüde güneş tarafından sağlandığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı güneş ışınlarından yeteri kadar yararlanmanın sağlıklı dişler ve kemikler için önemli oluğunu vurguluyor. D Vitamini ve kalsiyum kemik kaybını önler ve iltihapları azaltır. Periodontal hastalığın fark edilebilir bir göstergesinin ise itihap olduğunun altını çizen Diş Hekimi Mehmet Kazandı özellikle Vitamin D ve kalsiyum eksikliği bulunan kişilerin periodontal hastalığa yakalanma riskinin arttığını belirtiyor. Periodontal hastalıktan kendilerini korumak daha sağlıklı dişlere ve kemiklere sahip olmak için kişilerin günde 10-15 dakika yalnızca ellerin güneşte bırakılması bile vücudun ihtiyacı olan D vitaminini kazanması için yeterlidir. Yeteri kadar güneşe maruz kalmayan yerlerde yaşayan bireylerin ise bu açığı kapatmak için süt, yumurta, peynir, ton balığı gibi yiyecekleri tüketmeleri gerekmektedir.

Mümkün olduğu kadar güneş ışığından yararlanmak gerekir ancak bunun için güneşin altında saatlerce kalmak gerekmiyor! Bunun yanında ozon tabakasında oluşan delikler nedeniyle çok fazla güneş ışığı da zararlı olabilir. Güneş ışınlarına fazla maruz kalıp olumsuz yönde etkilenmemek için ise yeteri kadar güneşten yararlanıp vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin alınması sağlanmalıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sağlıklı bir eğitim yılı için sağlıklı dişler önemli

14/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Günler kısalmaya havuzlar ve sokaklar boşalmaya başladı. Bu yılda çocukların okullara dönme zamanı geldi çattı. Önümüzdeki pazar milyonlarca çocuk için yaz tatilinin son günü olacak. Okul döneminin başlamasıyla beraber hiç şüphe yok ki aileler çocuklarına yeni okul kıyafetleri ve okul gereçleri alıyorlar ve genel bir check up için doktora götürüyorlar. Peki tüm bunların dışında çocuğunuzun ağız ve diş sağlığının yeterince iyi olduğuna emin misiniz ? Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Onur Öztürk’ e göre diş çürükleri en sık görülen çocuk rahatsızlığıdır ve erkenden müdahale edilmezse daha büyük sorunlara neden olabilir. Sağlıklı dişlerle sorunsuz bir eğitim yılı geçirebilmek için yapılması gerekenleri Diş Hekimi Onur Öztürk’ten öğrendik;

*Düzenli bir şekilde diş hekimini ziyaret ettirin; Süt dişleri organik madde içerdikleri için normal dişlere oranla daha çabuk çürürler. Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Dişte oluşan çürüğü ancak dayanamayacak kadar ağrı hissettiklerinde fark ederler ki bu durum hem geç kalınmaya hem de okula gidememelerine neden olur. Diş çürüğüyle yaşamak ise çocuğunuzun konuşma, yemek yeme, uyuma, konsantre olma ve öğrenme becerilerini azaltır.

*Dişler günde 2 defa fırçalanmalı; Çocuklar dişlerini mutlaka günde iki defa iki dakika boyunca fırçalamalılar diyen Diş Hekimi Onur Öztürk bunun için ailelerin çocuklarına destek olmaları gerektiğini çeşitli oyunlarla bu alışkanlığı onlara kazandırmaları gerektiğini belirtiyor.

*Beslenme çantasına özen gösterin; Çocuğunuzun beslenme çantasını düzenlerken sağlıklı besinlerden oluşmasına da özen gösterin. Unutmayı ki, sağlıklı beslenme genel sağlığımız kadar dişlerimiz içinde önemlidir

*Cips çikolata gibi yiyecekleri sınırlandırın; Hem ağız sağlığı hem de genel sağlığını tehdit eden cips, çikolata gibi yiyecekler her çocuk için vazgeçilmezdir. Bu tür yiyecekleri yemesini engelleyemeseniz bile en azından sınırlandırın.

*Günlük besinlerinin kalsiyum miktarı yüksek şeylerden oluşmasına dikkat edin; Daha sağlam dişler ve kemiklere sahip olabilmesi için süt, peynir gibi daha çok kalsiyum içeren besinleri gün içinde almasına dikkat edin.

*Alışkanlıklar çocukken edinilmeli; İleride de sağlıklı dişlere sahip olabilmesi için diş fırçalama, sağlıklı beslenme gibi alışkanlıkları daha çocukken elde etmesinin önemini vurgulayan Diş Hekimi Onur Öztürk bu alışkanlığın bütün bir yaşam boyunca önemli olduğunun altını çiziyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İmplant hakkında merak edilenler

14/12/2008 · Kategori: Dis Sagligi

Beklide sizde eksik dişleriniz yüzünden ya da protezinizle kendinizi yeterince güvenli ve rahat hissetmediğinizden gülüşünüzü saklıyorsunuz. Ya da eksik dişiniz yüzünden yemek yerken ya da konuşurken zorluk çekiyorsunuz. Eğer bunlardan herhangi birine sahipseniz implant tedavisinin tam size göre olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı implant hakkında en çok merak edilen soruları cevaplandırdı.

İmplant nedir ?
İmplant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan suni diş kökleridir. İmplantlar yaygın olarak dokulara uygun, son derece dayanıklı ve ileri teknoloji ürünü olan titanyumdan yapılırlar. İmplantların görünümü ve sizde verdiği his o kadar doğal olur ki genelde varlıklarını unutursunuz.

Kimlere yapılması uygundur ?
İmplant tedavisinde her hangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Her yaştaki hastalar için uygundur. Sadece gençler için kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerekmektedir. Bu da kızlarda 16-17, erkeklerde ise 18 yaşına kadar gerçekleşmektedir. Erişkinlerde ise herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Sadece yaş sebebiyle oluşabilecek riskler mevcut ise yapılmayabilir

İmplant tedavinsin yararları nelerdir ?
Her şeyden önce gönül rahatlığıyla, çekinmeden gülmenizi sağlayacaktır. Büyük, sağlıklı, mutlu bir gülümsenin sizin kendinize güveniniz ve iş hayatınız gibi birçok şeye olumlu etkileri olur. Bunun yanında implant rahatça konuşabilmenizi, yemek yiyebilmenizi ve istediğiniz birçok şeyi rahatça yapabilmenizi sağlayacaktır.

Tedavi süresince acı hissedilir mi ?
Rahatlayın çünkü implant tedavisi lokal anesteziyle yapıldığından normal şartlarda ağrı ya da rahatsızlık hissetmezsiniz. Genel olarak implant sonrasında hissedecekleriniz ise basit bir diş çekimi sonrasında hissedeceklerinizde eş değerdedir. Ancak bazı durumlarda genel anestezide uygulanabilir.

Tedavi süreci ne kadar sürer ?
İmplant tedavisi 3-6 ay içerisinde yapılan normalde 3- 4 seferlik diş hekimi ziyaretinden ibarettir.

İmplant güvenli midir ?
İmplant tedavisindeki başarı oranı oldukça yüksektir. İmplant tedavisi olacak en ideal hasta profili sigara içmeyenler ve sağlıklı dişetleriyle ağız sağlına dikkat edenlerdir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::